| Euro dolar kuru 1.50'yi geçer |
|
Yapılan alışverişin yüzde 3’ü internet üzerinden gerçekleştiriliyor. Son birkaç yıldır, internet üzerinden tatil sezonunda alışveriş ortalama yüzde 26 artarken bu yıl artış oranının son 5 yılın en düşük değeri olarak yüzde 20’de kalmasından endişe ediliyor. Perakende satışların zayıflamasında, ABD halkının aylık bütçesinden benzin ve gıda için yaptığı harcamanın artmış olmasının ve ABD konut sektörünün 1991 yılından bu yanaki en kötü günlerini yaşamasının etkisi büyük. Ayrıca, ABD kredi piyasasındaki sorunlara bağlı olarak, kredi kartı faiz oranlarının yükselmiş olması da 935 milyar dolar kredi kartı borcu olan ABD halkını moralsizleştiriyor. Bu nedenle uzmanlar FED’in 11 Aralık’taki toplantısından bir faiz indirimi kararı çıkması ihtimalinin ciddi anlamda güçlendiğini düşünmekteler. Buna karşılık 16 Kasım’da açıklanan Avrupa Merkez Bankası (ECB) kasım ayı raporunda, bankanın yüksek enflasyon riskine işaret ederek faiz artırımının tereddütsüz gerçekleştireceği hususunu raporun başyazısında belirttiği görülmekte. Bu nedenle ham petrol fiyatlarının 100 doları test ettiği bir ortamda, dünya gıda ve diğer hammadde fiyatlarındaki artışı da ciddi bir enflasyon riski olarak algılaması halinde, ECB faiz artırımına gidebilir. Bu durumda, eğer küresel piyasalardaki spekülasyon, FED’in 11 Aralık’ta faiz indireceğine, buna karşılık ECB’nin 6 Aralık’ta faiz artıracağına yoğunlaşmışsa, euro-dolar paritesinin kasım ayı biterken 1.50 doları test etmesi şaşırtıcı olmamalı. Nitekim, uluslararası finans piyasası profesyonelleri, paritenin 1.50 doları kırmasının an meselesi olduğunu vurgulamaktalar.
Nitekim, bu beklentilere bağlı olarak dolar-yen paritesi de 108 yeni kırmış durumda. 107,69 yenle 10 Haziran 2005’ten bu yana en düşük değerine ulaşan dolar-yen paritesi, cuma sabahı 107,80 yenden işlem görüyordu. 106,55 yene kadar gerilemesi beklenen dolar-yen paritesi, “carry-trade” iştahının da büyük ölçüde kapandığını gösteriyor. Bununla birlikte, euro-yen paritesinin halen 160 yenin üzerinde seyretmesi, Euro Bölgesi yatırımcıları açısından hâlâ bir “carry-trade” avantajı olduğunu göstermekte. Dünyanın pek çok saygın finans kurumunun ekonomistlerinin, daha 2007 yılının ikinci yarısı başlarken yıl sonu için euro-dolar paritesinde 1.45 dolar beklentisine işaret ettikleri dikkate alındığında, paritenin yıl bitmeden 1.50 doları kıracak olması, kimsenin beklemediği ölçüde volatil bir piyasa ortamının yaşandığını teyit ediyor. |
Euro dolar kurunun 1.50 ye yaklaşması geçen günlerde ekonomistleri bir tartışmaya itti. Euro dolar paritesinde yıl boyu dalgalanmalar olmasına rağmen doların bir türlü durulmayan çöküşü sonucunda euro dolar paritesinin 2008 in 2. çeyreğine doğru 1.57'yi görmesi bile bekleniyor. ABD ekonomisine yönelik resesyon riski ABD Merkez Bankası’nın (FED) açıklamalarıyla güçlenirken ABD ekonomisi için kritik önem taşıyan tatil sezonuna yönelik alışveriş beklentileri de belirli ölçülerde zayıflamış durumda. ABD halkı, her yıl kasım ayının dördüncü perşembesinde kutlanan ‘Thanksgiving’den başlayarak yıl sonuna kadar Noel (Christmas) ve yılbaşı kutlaması için alışveriş yapacak.
Doların, dünyanın en fazla işlem gören 16 önemli para birimi karşısında, 1971’den bu yana, yani Bretton Woods Uluslararası Para Sistemi’nin yıkılma sinyallerinin gündeme geldiği tarihten bu yana en kötü performansını yaşıyor olması, euro-dolar paritesinin 1.50 çıtasını kırması halinde, dolardaki kan kaybının daha da artacağı beklentilerini güçlendiriyor. Piyasa yorumcuları, ABD ekonomisindeki resesyon riskinin ciddi boyutlara ulaşması halinde, FED’in 11 Aralık toplantısından sonra 29-30 Ocak ve 18 Mart 2008 toplantılarından da faiz indirimi kararı çıkabileceğini ve aralık ayından itibaren gerçekleşecek olan 3 toplantıda toplam indirimin 1 puana ulaşması halinde, euro-dolar paritesinin 1.57 dolara dahi ulaşabileceğini vurgulamaktalar.