|
Dolar kuru ne kadar olmalıdır? |
90'lı yılların sonuna kadar doların yıllık kur artışı seyri genellikle enflasyon oranları civarında yada üstünde olmuştu. Dolar kuru tahminleri genellikle önceki yılın 1.5-2 katı yada buna yakın yüksek oranlarda seyrediyordu. Tahminler yıl sonuna doğru enflasyon verileriyle birleşince beklenen son kendini gösteriyordu. Ayrıca doların yüksek kur oranında yabancıların ve makro ekonomik göstergelerin dışında doların Türk halkı tarafından bir yatırım kaynağı olarak görülmesi de dolara talebi arttırıyor. Genellikle yastık altlarında Türk Lirası değilde dolar yada diğer dövizler kullanılıyordu. Savaş gibi zamanlarda her zaman değerini yitirmeme garantisi olan altına geçişler olabiliyordu.
2001 develüasyonundan sonra doların dev yükselişi sonucunda Özal'dan sonra en sağlam destekle gelmiş olan Ecevit hükümeti, yerini AKP tek partili dönemine bıraktı. Bu dönemde dünya ekonomisinde esen ılımlı rüzgarlar tek parti hükümetinin gücüyle birleşince makro ekonomik göstergeler dolar ve Avrupa Birliği'nin yeni para birimi euro, 2001 krizinin etkileri atıldıkça uzun süre dizginlendiler. Dövizin 5-6 senedir bu denli dizginlenmesi, Türk halkının dolara ve euro'ya olan güvenini de düşürdü. Tabiki sadece durum bizden ibaret değil. Dünyada önemli ekonomilerin merkez bankaları da stoklarındaki solar oranlarını düşürdüler. ABD'nin bu durumu kısa vadede dünyayı fazla etkilemese de uzun vadede oldukça tehlikeli görünüyor.
Son dönemde ülkemize oldukça yoğun para girişi olmaktadır. Türk Lirası'nın da değerlenmesiyle dış ticaret açığı 57 milyar dolara ulaştı. Ayrıca büyük tehlike olarak gösterilen cari açık 33 milyar dolar civarında seyrediyor. Bu göstergeler doğrultusunda ideal dolar kuru olarak 2,16 civarında bir miktar hesaplanıyor. Merkez Bankası’nın TÜFE bazlı Reel Kur Endeksi’ne dayanarak yapılan döviz kuru hesaplamasına göre ülkemizin cari işlemlerinin fazla verdiği 2001 yılından bu yana Türk parası döviz sepeti karşısında yüzde 48.4 değerlenmiş olarak gözüküyor. |